Bitki Günlüğü · Sarı Kantaron
Yaz Güneşinin Yağa Dönüşmüş Hali
Haziran sonunda kırlarda yürürken minik sarı çiçekler görürseniz, büyük ihtimalle sarı kantarona rastlamışsınızdır. Hypericum perforatum, halk arasında kantaron yağı olarak bilinen o eşsiz kırmızı yağın kaynağı. Çiçeklerini parmaklarınızın arasında ezdiğinizde derinizde bıraktığı kırmızımsı iz, aslında bitkinin en değerli bileşenlerinin işareti. Geleneksel Anadolu bakımında kantaron yağının yeri ayrıdır, kuşaktan kuşağa aktarılan bir bilgidir.
Cilde dokunuşu
Sarı kantaron yağı, geleneksel olarak kuru, çatlak görünen ve dış etkenlerden yorulmuş cilde konfor vermek için kullanılır. Yatıştırıcı yapısıyla hassas ciltlerde rahatlatıcı bir his bırakabilir. Cildin kendini toparlama sürecine eşlik ettiğine inanılır, bu yüzden bakım yağlarında sıkça aynısafa ile birlikte anılır. İkisi bir araya geldiğinde, doğanın en nazik bakım ikilisini oluşturur.
Küçük bir dürüst not
NEROLİNN olarak dürüstlüğe inanırız. Sarı kantaron, cilde uygulandıktan sonra güneşe karşı hassasiyet oluşturabilen bir bitkidir. Bu yüzden kantaron içeren bir yağı gündüz kullandığınızda, doğrudan güçlü güneş ışığından korunmak en doğrusu. Doğal olması, her koşulda dikkatsiz kullanılabileceği anlamına gelmez.
"İyi bakım, bilinçli bakımdır."
Nasıl yetişir
Sarı kantaron dayanıklı, çok yıllık bir bitkidir. Bol güneşi ve iyi drene olan toprağı sever, fazla bakım istemez. İlkbaharda, donların geçtiği dönemde ekilir ve yayılma alanı geniş olduğu için bitkiler arasında yeterli boşluk bırakmak gerekir. En değerli hasat zamanı, çiçeklerin yeni açtığı haziran sonudur. Çiçekler sabah, çiy kalktıktan sonra ama öğle sıcağı basmadan önce toplanır. Bazı bölgelerde hızlı yayılan bir bitki olarak görüldüğü için, bahçenize ekmeden önce yerel koşulları öğrenmek iyi olur.